Karın veya göğüs bölgesini kapsayan cerrahi girişimlerde, geniş kesiler yapmadan, birkaç farklı ayrı bölgeden vücuda monte edilen ince tüplerin (trokar) içinden sokulan aletler ve bir kamera yardımı ile uygulanan ameliyatlara “laparoskopik cerrahi” denir. Halk arasında kapalı, kansız ya da bıçaksız ameliyat olarak da bilinir.

Genel Cerrahi uygulamalarının yerini, gelişen ve her geçen gün gelişmekte olan teknoloji sayesinde daha az yara izi, daha az ağrı ve erken dönemde normal hayatına dönme ile sonuçlanan laparoskopik cerrahi almaktadır. Özellikle son dönemlerde genel cerrahinin ilgi alanına giren birçok ameliyat laparoskopik yöntemle oldukça güvenilir bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Daha zor olan ve az gerçekleştirilen bazı ameliyatlar laparoskopi ile birlikte daha kolay ve sorunsuz uygulanmaktadır.

Laparoskopik Ameliyatlar Nasıl Yapılır?

Genel anestezi altında ve hasta uyutularak gerçekleştirilen laparoskopik ameliyatları uygulayabilmek için; laparoskopi ünitesine, uygun el aletlerine, tecrübeli bir cerraha ve yine aynı deneyimde bir ekibe ihtiyaç duyulmaktadır. Laparoskopi ünitesi; görüntü alan kamera, soğuk ışık kaynağı, karın içine hava veren insüflatör, monitör ve video/görüntü kaydedicisinden meydana gelmektedir. İlk olarak bir delikten vücuda giriş yapılır ve karın içi karbondioksit gazı ile şişirilir. Daha sonra ise ucunda ışık olan teleskop kamera ile karın içinde inceleme yapılır. Yapılacak cerrahi girişimin türüne göre ilave trokarlar girilir. Bu trokarlardan girilen aletlerle monitörden görüntü elde eden cerrah ameliyatı gerçekleştirir. Kameranın yardımı ile normalden çok çok daha büyük ve daha ayrıntılı alınan görüntü dolayısıyla anatomik yapıların daha ince detaylarına kadar görülebilmesi imkanı bulunmaktadır. Bunun yanında cerrahi girişimler çok daha kansız gerçekleşmektedir.

Sorry, no pages was found